Hürriyet

Lilypie Kids Birthday tickers
annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2013 Pazartesi

ÇALIŞAN , ÇALIŞMAYA ÇALIŞAN ANNE

Bu çalışan , çalışmaya çalışan bir annenin özel sektörde yaşadığı ızdırabın hikayesidir....
Bir bakıma yıldırma , bıktırma , mobbing hikayesi...
Eğer sizde buna benzer şeyler yaşadıysanız haydi dertleşelim , rahatlayalım...
İyi seyirler.....


Aslında 2.hamileliğimden de önce vardı bir şeyler ama hamilelik ile herşey ayyuka çıktı.
Eee sonuçta ben BİR kadındım (hem de akıllı olanlarından ) ; mühendistim ; ve başarılıydım ..
Tüm bu üçlemeye hamilelikde eklendi hem de 2. Defa...
Bu katlanır bir durum değildi.
Çocuk da yaparım kariyer de demiştim kendi kendime ama buna izin verilmeyecekti..
Satınalmaya benim kafamın basmaması lazımdı ; evde oturmam gerekirdi ama bunu yapmıyordum.
Çalışıyordum üstüne bir de hamile kalıp 16 haftalık izne çıkıyordum.
Biliyorsunuz bu 16 hafta yeni anneler için zor bir süreç .
Ne zaman başlar ne zaman biter anlamazsın .
Yeni bebek , emzirme , ev , uyum , uykusuzluk derken hooop bitiverir sen daha ne olduğunu anlamadan (bilen beni anlayacaktır)
Ama onlara göre gezme tozma ve bedavadan para kazanma zamanıydı ..
Şöööle ayağımı uzatıp oradan oraya gezecek bir de üstüne para alacaktım..
Bak sen şu işe !!!!
Üstelik ilk hamileliğimde 41.gün işe dönmeye zorlanmış ; süt izni kullanmama izin verilmemişti ve sesimi çıkaramamıştım...
Neden öyle yapmıştım bilmiyorum belki de şartlar öyle gerekti , belki çok aptaldım...
Şimdi de bunu yapmamı beklediler belki ama yapmadım...
Tabi ki bu gidişata bir dur demeleri gerekirdi..
Ve dediler ....

Hamileliğim süresince bana hakaret edildi .
Üzüntüden ayaklarımda egzama çıktı
Doktor tarafından 10 gün rapor verildi.
Üzüntü ve stres nedeni ile suyum bitti 35+2 de acil doğuma girdim...
Az daha bebeğimi elimden alıyorlardı.
Bu 16 haftalık süreçte mail ile bir bildirim aldım ki beni benden sonra gelen birinin altına bağlamışlar.
Neden , niçin olduğunu belirtmeden .
Öğrenir öğrenmez telefonla sorduğumda “sorun ne o çok iyi biri “ cevabı verilerek susturuldum.
Döndüğümde sadece organizasyon değil elimdeki tüm yetkilerin, görevlerin alındığını gördüm ve öğrendim.
Aylarca hiç bir iş yapmadan oturtturuldum..
Sonra böyle olmaz ne oluyor dediğimde “ canım ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin “ dediler kibarca..
Mecburen başka departmana geçtim yani postalandım..
Yeni departmanımda da aylarca ne iş yapacağım , sorumluluklarım , görevlerim bildirilmedi.
Günlerce ,haftalarca boş boş oturdum.
Şirkette departman değiştirdiğimi duyan herkes şaşkınlıkla neden diye sordu cevap veremedim..
Aylarca deli gibi çalışan insanların ortasında boş boş oturdum ..
Amaç kendisi gitsin idi dayandım...
Ama çok ağladım hem de çoookkkk!!!


Ha diyeceksiniz ki sonunda ne oldu ?
Bir değişiklik olmadı hala bekliyorum işsiz , ünvansız ...
Bakalım sonunda ne olacak...

31 Mart 2010 Çarşamba

Çilek ve Çırakları

14 mart 2010 bizim hep beraber Çilek ve Çıraklarına “süt uyuyunca “ adlı etkinliğe gittiğimiz gündü.
Ailece kalkıp güzel bir Pazar kahvaltısı sonrası Santral İstanbul'a gittik.
Ve o an Elif herzaman söylediği o müthiş cümlesini söyledi : içeri girmek istemiyorum !!!
Haydiiii ne yaparsın , tüm planını yapmışsın , paranı yatırmışsın , o gün gelmiş kalkıp gelmişsin ve 10 dak sonra başlayacak olan etkinliğe kızın girmek istemediğini söylüyor ve hatta haykırıyor !!
Biliyorum bu tip durumlarda sakin olmalıyım , sakince çekincelerinin ne olduğunu öğrenmeli ve onu rahatlatmalıyım. Biliyorum, biliyorum ama yapamıyorum.
Sinirim biranda tavan yapıyor.
Önceleri kontrollü olan sesim biranda değişiyor.

Burada da buna benzer şeyler oldu.
Tam tası tarağı toplayıp sinir küpü bir halde geri dönecekken annem Elifi içeri beraber girmek konusunda ikna etti. Ve izinle içeri ikisi girdiler.
Çıktıklarında yüzü gülüyordu. İçerde annem çok eğlenmiş :-) Elif herzamanki gibi “güzeldi “demekle yetindi.
Ama takip eden bir kaç günün sonunda Elif içerde hiçbir şeyi dinlemediğini , anlamadığını veya takmadığını gösterdi :-(

Böyle durumlarla karşılaşan varmı aranızda ? Neler yapıyorsunuz ve nasıl aşıyorsunuz böyle durumları ?

Elif in bu konulardaki tutumunun nedenini bir türlü çözemedim. Daha önce de yazmıştım.
Kindyroo ya giderken : hareketleri yapmayı hep reddetti , hep kendi başına oynadı .
Music Together a giderken : şarkılara dahil olmadı , öğrenmek istemediğini söyledi , gitmeyi reddetti.
3 yaş sonrası ekinliklere giderken : gitmek istemediğini söylüyor , bazen bir şekilde içeri sokabildiğimizde içerde eğlendiğini söylüyor. Bu dönemde farkettiğim tek tutarlılığı içeri tek başına girmek istememesi . Ya bizi de göreceği bir yerde olmak istiyor ya da bizim de içeride olmamızı.
Ama ne yazıkki bu her zaman mümkün olmuyor. Yaşını da düşününce bu hareketini anlamlandıramıyorum. Çok mu haksızlık ediyorum acaba ? Çalışan anne ve baba ve gün içinde anneannenin ne yazıkki tam da istemediğim ve onaylamadığım bazı yöntemleri ile büyütülmüş olmasının sonucu mu acaba diye de düşünüyorum ???

Kendi kendimi kontrol edip Elif’e biraz daha hak vererek sabrımın sınırlarını hep genişletiyorum. Bazen sınırların genişliğine ben bile şaşırıyorum. Ama bazen bir anda yanardağ gibi patlayıveriyorum !!!

Ne zor işmiş bu annelik . Ne zor işmiş dengeyi bulmak veya bulmaya çalışmak.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...