Hürriyet

Lilypie Kids Birthday tickers
Kerem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kerem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2013 Salı

AKDENİZ HATAY SOFRASI

Allahım ben buraya bugüne kadar neden gitmemişim ki??
Bir gittim pir gittim
Artık kapısında uyuyabilirim ..
Sabah ilk giren müşteri ben
Akşam son çıkan müşteri ben olmalıyım
Ee bu kadar yemenin üstüne vermem gereken 7 kiloyu 10 ile çarpıp 38 bedene düşme hayallerimi 100’e bölebilirim sanırım..

Vatan caddesi üzerinde Astoria alışveriş merkezinin hemen yanında
Linki de burada ;

http://www.akdenizhataysofrasi.com.tr/

Gelelim yemeklere..
Ben sanırım ana yemekci değil mezeciyim. Et lokantasında da balık lokantasında da ana yemek gelene kadar çoktan doymuş oluyorum.
Çünkü gerçekten mezeleri daha çok seviyorum ve sipariş verirken duramıyorum.
Haa bu beni durduruyor mu ? Asla yemeğe devam ediyorum

İçli köfte ve çiğ köfteye bayılırım. Hani nerede iyi yapan var deseler kesin koşarak denemeye giderim.
Buradakileri de çok sevdim.
Sunumları ise çok değişikti.
Hatayda çiğ köftenin üzerine kavrulmuş kıyma ; İçli köftenin üzerine de maydanozlu sos dökülerek sofraya getirilirmiş.
Ben başarılı buldum ve beğendim.



Humus ve zeytin salatası da tam kıvamındaydı..



Ana yemek olarak sofrada herkes farklı bir şey söylediki değişik tadları deneyelim.
Ne yazıkki adlarını unuttum ama ben en çok ortasında kaymak ,pekmez ve fıstıklı sos ile gelen yemeği beğendim.



Tatlı olarak elbette künefe ...


Bu kadar yemeğin üzerine mideyi rahatlatmak için 1 bardak süt veriliyor.
Sonra ise ikram olarak çay ile adını hatırlamadığım yöreye ait kurabiye ..




Restaurantın girişinde ise Hatay yöresine ait özel lezzetlerin satıldığı bir dükkan var.
Değerlendirmeye değer....



Bu da Kerem’in yemek sırasında bizlere neler çektirdiğinin resmi .
Konu ile pek alakası yok...
Sadece ne kadar zor şartlarda yemek yediğimizi göstermek istedim...


7 Mart 2013 Perşembe

KEREM VE AMELİYAT

Benim minik kuzum Kerem’im 58 günlükken ameliyat oldu..

Herşey annemin 54 günlükken bir Salı günü bana kasığındaki şişliği göstermesi ile başladı. Oysa ben onu Kerem’in boğumlarından sanmıştım. Hani bebeklerin bacaklarında olan o güzel mükemmel boğumlarından...

İlk önce konduramadım.

Gün içinde durmadan açıp açıp baktım ne olaki bu diye ?

Sonra akşama doğru içim içime sığmayınca doktorundan randevu alıp ertesi gün gittim.

Çarşamba günü doktor kontrolünde fıtık olduğu ortaya çıktı. Ameliyat ile alınması gerek dediler !!

Nasıl yani dedim kendi kendime..Daha el kadar Kerem’imi kesecekmisiniz ?

Doktor geç kalmadan alalım ama son karar sizin gidin düşünün gelin dedi.

Internette araştırdım , tanıdıklarımı aradım ...Amacım birinin bana gerek yok bekle zaten zamanla geçer demesiydi ama demediler...

Bizde ameliyat olmasına karar verdik.

Cumartesi sabaha randevu verdiler bize . Doktor gelmeden 8 saat öncesinde yemek vermeyi kes dedi !!!

Aman Allahım durmadan meme ile beslemeye çalıştığım miniğime nasıl olur da 8 saat meme vermeden durabilirdim.Ya ağlarsa ne yapardım ?

Cumayı cumartesiye bağlayan gece neredeyse hiç uyumadım .

Ruh gibiydim!!!

Durmadan dua ediyordum .

Rabbimin çocuğumu bana sağ salim geri vermesi için , sabaha kadar hiç uyanmadan uyuması için , ameliyat sonrası hiç bir şey hissetmemesi için , daha kötüsünü vermemesi için ...

Kısacası aklınıza gelebilecek herşey için..

Doğrusunu söylemek gerekirse ben son 5 saate kadar yine de meme verdim hatta mama bile verdim tok tutması için Kerem’i .

Hastaneye geldik , odamıza yerleştik.

Sonra hemşire geldi Kerem’i almak için.

Veremedim. Israr ettim ve ameliyat kapısına kadar ben kucağımda götürdüm oğlumu. Kimseye güvenmedim o an.

Sonra açılan kapıdaki görevliye teslim ettim gözlerimden süzülen yaşlarla...Sadece gözlerine baktım derin derin onun hiçbir şey çıkmadı ağzımdan. O da onladı merak etmeyin dedi ve kapı kapandı.

İşte o an koyuverdim kendimi ve kocama sarıldım .

Şimdi yazarken her anını tekrar tekrar yaşıyorum..

Rabbim kimseyi çocuğu ile sınamasın . Ne kadar kolay bir ameliyat olsa da anne yüreği dayanmıyor !!

Bizim gibi bebeklerini ameliyata getiren başka bir aile daha vardı.

O anneye baktım bir ara.

Gözleri kıpkırmızı , durmadan akan yaşları ile çökmüştü sandalyeye küçücük kalmıştı.

Gidip sarılmak , seni anlıyorum demek geldi içimden.

1 saat sürer denilen ameliyat 1,5 saat sürdü.

Her dakikasını saydım. Hani ameliyathanelerin yanlarında kocaman bir saat asarlarya işte orada . Gözlerimle takip ettim...

Sonra çıktı kuzum kocaman bir yatakta gözükmüyordu bile...

Hemen üzerine atlayıp kucaklamak, koklamak istedim ama elinde serum , ıvır zıvırlar varken sadece yanına yaklaştım ve beraber odamıza çıktık.

Doktorumuz iyi bir ameliyat olduğunu akşama kadar takipte kalacağını sorun olmazsa akşama çıkabileceğimizi söyledi.

Gerçekten de öyle oldu .

Kuzumu akşam kucağıma sardım , kokusunu içime çektim ve evimize götürdüm.

İyileşmesi de çok çabuk oldu şimdi ise hiçbir şeyi kalmadı .

6 Mart 2013 Çarşamba

KINDYROO

Kindyroo’yu duydunuz mu daha önce ?

Deneme derslerine gittiniz mi ?

Web sitelerini incelediniz mi hiç ?

Kindyroo Avustralya menşeli 6 haftalık bebeklerden 5 yaşına kadar olan çocukların motor ve nörolojik gelişimini en üst seviyeye çıkarmak için hazırlanmış eğlenceli bir gelişim programıdır.

Detaylı bilgi için tık tık...

Biz Elif’i götürmüştük 3 yaşına kadar.

O zaman İçerenköy’deki tek şubelerine .Bizde Anadolu yakasında oturuyorduk o zamanlar şansımıza.

Ben her dakikasından zevk alarak mutlu mutlu götürmüştüm Elifi.

Ve Elif için de oldukça yararını gördüğümüzü düşünüyorum. Özellikle beyinsel gelişimde.


Kerem’imi de 9 aylıkken aralık ayı ortasında başlattık. Şubat sonunda da bitirdik. Devamı içinse emin değiliz!!

Normalde devamını tereddütsüz getirecektik , Kerem için yararını da görüyorduk ama ;

i.Bizim götürdüğümüz şubede ücret 3 aylık peşin alınıyor

ii. Gidemediğiniz günler de oluyor elbette . Sonuçta bebek bu ! Hastalanıyor en basitinden , ya da tam ders saati uykusu geliyor falan. Önceden haber verdiğimiz halde bu mazaretli gelemediğimiz günlerin hepsini kur sonuna eklemediler.

iii.Sonra 3 aylık kur diye başladık aralık ortasında. Biz başladığımız andan itibaren 3 ay sanmış ve ona göre program yapmıştık ama sanırım ( bu konuda emin değiliz çünkü soru soramadık )kur ay başında başlamış ve bizi de oradan başlamış gibi değerlendirildik.

Sonuçta 2 ay gibi bir süre devam edip 3 aylık para ödemiş olduk ki bundan pek memnun kalmadık açıkcası.

Aslında çok iyi bir programları olmasına rağmen gittiğimiz şubedeki bu ücretlendirme politikasının yanlışlığından dolayı üzgün olarak programı sonlandırdık.

Diğer şubelerindeki durum ne tam olarak bilemiyorum ama öğrendiğimiz kadarı ile her şube kendi içinde ücret politikasını belirleyebiliyor.

Kindyroo yetkilileri sesimizi duyuyor musunuz ?

Biz Keremi devam ettirmek istiyoruz ama bu şekilde değil ?

Yardım edebilirmisiniz ?


Ne dersiniz o kadar müşteri arasında bizi farkedip sesimize kulak verecekler mi ?

Bekleyelim bakalım ....







12 Aralık 2012 Çarşamba

DOĞUM SONRASI YAŞADIKLARIMIZ...

Keremim 35+2 de doğdu.

Doğum olacağını öğrendiğimde sorguladığım tek şey çocuğuma bir etkisi olacak mı oldu ? Küvezde kalacakmıydı , erken alınması onda herhangi bir soruna neden olacakmıydı ?
Sorun yok dendi . Ama öyle olmadı.
Ben çocuğuma 1 gün sonra sarılabildim. O kadar küçüktü ki...
2556 gr..
50cm..

Çarşamba akşamı doğum oldu biz evimize Pazartesi akşamı gidebildik.5 tam gün sonra yani..
Bu süre zarfında hep yoğun bakımda kapalı kapılar ardında küvözde kaldı bebeğim..
İzinle görebildim ,görebildik onu...
Önce erken doğum nedeni ile ciğerleri yeterince gelişmemiş dediler
Sonra yemek refleksi yeterince gelişmemiş dediler
Sonra sarılık oldu dediler
Dediler dediler her gün bir sonraki güne kaldı çıkışımız
Her gün ona kavuşmam uzadı.
Çok ağladım...Ne kadar acı çektiğimi anlatamam Allahım kimseye vermesin gözyaşlarım sel oldu..
Sonra Pazartesi günü çıkardılar bizi ama 2 günde bir sarılık değerini kontrole gelmek üzere. Eğer beklenilen değerlere ulaşılmazsa tekrar yatırıcaz dediler..Ay ne azaptı her gün rengini kontrol edip durmadan emzirdim ...10 günden fazla sürdü sarılığı ama sonunda geçti...

Ama sorunumuz onunla da bitmedi.
Bilirsiniz her doğandan topuk kanı alınır...
Sorun olursa size geri dönerler.
Bize döndüler...
Allahım ne kabustu..
Doğum yaptığım hastanedeki sonuçlarında da aynısı oldu mu diye hemen doktorumuza döndük. Hastane sonuçları şüphelenmeye bile gerek duymayacak kadar temizdi. Peki neden öteki sonuçlar böyle diye çok sorguladık ama sonuç alamadık. Tüm bu dönem boyunca internette araştırdıkça bu test sonucunun olumsuzluğunun zeka geriliğine bile neden olduğunu öğrendim.

Bir anne olarak nasıl hissettiğimi düşünebiliyormusunuz ?
Uzun bir süre bizim evin bağlı olduğu sağlık kuruluşu bizi arayarak tekrar kan vermemiz için bizi sıkıştırdı. Bense hala neden 2 farklı sonuç çıktığını anlamaya çalışıyordum . Artık son gün çok zorda olsa kararımızı verdik karı koca sağlık ocağında kan vermek yerine hastaneye gidip kan verip tüm değerlerine baktırmaya..

Tabi buna karar verdiğinizde bitmiyor iş..
Bu kararı verdiğinizi imza ile sağlık ocağına dilekçe ile veriyorsunuz ve oluşabilecek tüm sonuçları kabullendiğinizi yazıyorsunuz 1..
Kan testini hangi hastanede ne zaman yapacağınızı bildiriyorsunuz 2...
Sonuçları onlarla da paylaşıyorsunuz 3...
Kan verip 1 ,2 gün sonuçları beklememiz gerekti ..
Hayatımın en uzun günleriydi...
Ne olacak ne sonuç çıkacak diye korkuyla bekledik..

Allahım kimseyi çocukları ile sınamasın çoooook uzun ve ve karabasan gibi bir bekleyişti bu.
Sonuçta Rabbim dualarımızı kabul etti tüm kan test sonuçları temiz çıktı...
Ve biz Keremimizle 4 kişilik ailemiz yeniden hayata başlayabildik...

3 Aralık 2012 Pazartesi

KEREMİM GELDİ HOŞGELDİ....

Sevgili Blok uzun zaman sonra anca kendime geldikten sonra yavaş yavaş geçen zamanı özetleyebiliyorum.


Özlediniz mi beni ? Biliyorum çok takipçim yok ama olsun ben sizi özledim..
İşte detaylar...Önce miniğimle ilgili bilgiler gelecek..

28 mart 2012 ...saat 13:30 gibi işten çıktım ve rutin kontrolüm için doktoruma doğru yola çıktım. Hamileliğimin son ayına girmiştim. Merakla bebeğimi bekliyor ve bir sürü planlar yapıyordum..İzne ayrılacak doğum fotoğrafları için Burcu ile zamanı kararlaştıracaktım , odaya süslemeler alacaktım , onu yapacaktım bunu yapacaktım ...
Ama herşey kontrolüm sırasında suyumun bittiğinden şüphenilmesi ile değişti.

NST’ye bağlandım , hala suyun akıp akmadığını görebilmek için turnosol kağıdı gibi bir ped ile renk değişimi gözlendi .Önce 1-2 saat izlemek istedi doktorum bu arada saat 17:00 olmuştu.

Saat 17:00 de ise bu gece gözlem altına beklemen daha doğru olur dendi ve acilen beni yatırdılar. Tüm bunlar sırasında ben o kadar şaşkındım ki bu kadar hızlı değişime gerek olmadığını gereksiz panik yaptıklarını düşünüyor ne zaman eve gidebileceğimin planlarını yapıyordum. Ama öyle olmadı saat 18 bile olmadan acilen bebeğimi sezeryanla almaya karar verdiler..Verdiler diyorum çünkü tüm bu aşamalar sırasında bana bir şey sorulmadı bu bir zorunluluk sorun olabilir dendi.İşte o an ağlamaya başladım annemi aradım , kardeşimi aradım ağlayarak durumu anlattım . Bana acilen bir çanta hazırlayıp getirmelerini rica ettim. O kadar çaresizdim ki...Bir yandan bebeğime bir şey olmuşmudur diye düşünüyordum bir yandan da allahım hiçbir şey hazırlamadım ne olacak şimdi diyordum..Burcu’yu aradım ama ne yazıkki o bu kadar ani bir talebe olumlu veremedi doğal olarak...

Tüm bu korku,sinir ve ne yapacağını bilememezlik içinde kocacım ,annem ve kardeşimin de yardımları ile saat 20:00 de operasyon için hazırdım.Son muayenelerim de olduktan sonra epidürel sezeryan olamayacağım için tamamen uyutularak sezeryana alındım ve 21:26 da Kerem’im aramıza katıldı...

Operasyon öncesinde ameliyathaneye alındığımda yine korkudan titremeye başladım ama ne titreme... dişlerimle senfonik şarkılar söylüyordum düşünün artık...

İlk doğumda narkozu damardan vermişlerdi bu sefer burundan koca bir makina (eminim bir adı vardır bilmediğim için yazamadım) ile bayıltım ki oldukça sinir bozucuydu. Çünkü bu hamileliğimde burun deviasyonum tavan yaptı ve nefes almak benim için bir azaptı. Ve baygın olduğum dönemde ya hayali olarak ya da gerçekten bir ara ayıldım ve kesilip etimin çekiştirildiğini hissettim..İşte bu gerçek bir kabustu çünkü çığlık atmak istiyor ama atamıyordum , elimi kolumu oynatmak istiyor ama aynatamıyordum...

Sonra uyandım .... Uyandırıldım...

Ve miniğimi gördüm hepsi geçti...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...