Hürriyet

Lilypie Kids Birthday tickers
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2013 Çarşamba

Karne hediyesi bahane, ailece eğlenmek şahane!

Türk Telekom’lu aileler, çocuklarının zorlu ve yoğun bir yılı geride bırakmasını ailece eğlenerek kutluyor. Çünkü XBOX 360 Türk Telekom abonelerine özel fiyatlarla onları bayilerde bekliyor.

Tüm dünyayı kasıp kavuran XBOX 360 oyun konsolu, 31 Ekim 2013 tarihine kadar yapacağınız başvurular için ayda yalnızca 34 TL’den başlayan taksitlerle Türk Telekom ofis ve bayilerinde sizleri bekliyor. Üstelik tüm beden hareketlerinizi algılayarak konsolu ve oyunları kontrol etmenizi sağlayan Kinect’in yanında Disneyland, Adventures ve PES 2013 oyunları hediyesiyle.

Siz de karne hediyesini paylaşmaya niyetli Türk Telekom’lulardansanız, hem çocuğunuzu hem de bütçenizi sevindirecek bu müthiş fırsatı kaçırmayın.

Türk Telekom XBOX 360 kampanyasıyla ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

www.facebook.com/TurkTelekom
https://twitter.com/Turk_Telekom

Bir bumads advertorial içeriğidir.



turk-telekom-xbox

18 Mart 2013 Pazartesi

15 TATİLİMİZ

Zor şey şu İstanbulda çocuk yetiştirmek bee.

Neden mi ?

Karı koca çalışıyoruz

Maaşlı çalışan grubundanız

Yani öyle her istediğimiz zaman her yere gidemeyiz.

Program yapabilmek için zaman –izin alma- olayını hem de bütçeyi denkleştirme olayını düşünüyoruz.

Okula giderken gün içinde ne yapacağını düşünmeme gerek yok ama 15 günlük sömestr tatil veya yaz tatili dedinmi işler değişiyor.

Allahım bu çocuğu ne yapacağım diye düşünmeye başlıyorsun.

Küçük bir yerde değiliz ki çık dışarıda oyna akşama kadar diyesin.

Daha tatil gelmeden başlıyorum kara kara düşünmeye ne yapalım , nasıl oyalayalım Elifi diye.

Hiçbir şey yapmasan tüm gün evde ya televizyon ya bilgisayar başında oturuyor üstüne üstlük bir de söyleniyor sıkılıyorum diye..

Of anam offff..


O yüzden bu yıl dedimki kendime Elifi İstanbul içindeki günlük veya haftalık programlara götürmeye çalışmak yerine şehir dışı kültürel turlar yapalım.

Mesela Edirne ile başlayalım dedim;

Sonra ver elini Eskişehir

En son da Ankara yapalım

Ama evdeki hesap çarşıya uymadı . Niye mi ?


Edirne ;

Okullar kapandı ilk Cumartesi biz kendimizi Edirne’ye attık.

Nasıl soğuk nasıl karlı bir gün anlatamam..

Dışarıya parmağını çıkarmak bile istemeyeceğin günlerden.

Ama olmaz evde oturamayız ki biz illa gezeceğiz.

Neyse her türlü erzak ,edevat ve giyecek ile çıktık yola.

2.5 saat sonra Edirne’deyiz.

Biz yani kocacım , annem ve ben çok mutluyuz. Camileri , bedestenleri gezeceğiz ,oraya buraya gideceğiz diye.

Ama gelgelelim Elif mutlu değil. O ilk önce Ankaraya gitmek istermiş , hava soğukmuş , üşüyormuş , yürümekten yorulmuş ,çişi geliyormuş vs vs..

Önce tatlı tatlı anlatmaya çalıştık bak ne güzel bir şehir burası, bak burası şöyle tarihi , burası böyle tarihi.

Yok kızım Nuh diyor peygamber demiyor.

Sonunda benimde canım can dimi... bir patlamışım ki sormayın

Elbette bizimki hemen yelkenleri suya indirdi.

Ama bizde bu moralle anca buraları gezebildik;





Eskişehir-Ankara

Tatilin 2.haftasının ortasında kocacım ve ben işten izin aldık 4-5 günlük şehir dışı gezisi yapalım ve Eskişehir ile Ankara’ya gidelim dedik.

Oteller ayarlandı.

Gidilecek yerler için internetten bilgiler toplandı .

Sonra bavulları da hazırlayıp düştük yola.

İzmiti geçtikten sonra Elif başladı ağlamaya midem bulanıyor demeye.

Durduk , yemek molaları verdik , camı açtık falan derken Eskişehire girdik akşam saatlerinde.

Otele yerleşip hemen Balaban köfte yemeğe gittik.

mutlu mesut ve tok bir halde otele döndük ertesi günün programını konuşup yataklara girdik ve herşey başladı.

Ne mi ?

Tabiki Elifin ishali beraberinde mide bulantısı ...

Sabaha kadar kah tuvalet kapısında bekledim kah canı acıdığı için ağlayan kızımı kucağımda sakinleştirmeye çalıştım.

Bu gürültüde uyuyamayan ( ki normalde de uyumaya can atmaz kendisi ) oğlumu da uyutmaya çalışmak da cabası.

Allahım ne geceydi sabahı zor ettik

Sonra doğruca hastaneye...

İşte Eskişehir maceramızda en çok zaman geçirdiğimiz yer.

Serumumuzu yedik tahlilerimizi yaptırıp doktor onayını da aldıktan sonra doğruca eve döndük.



Buradan aldığımız ders şu çocuk sıkılırsa sıkılsın .

Sen kendini ne kasıyorsun en azından evindesin

Otur oturduğun yerde dimi ama..


Gelecek sene geçen seneki gibi günlük programlar yapıp konusunda ailece hemfikriz.

Herkese mutlu , huzurlu , mümkünse İstanbul dışındaki evinde sömestr tatilleri dilerim...

28 Ocak 2013 Pazartesi

KAR & ELİF

Bu sene kış tatili yapamadık ve büyük ihtimalle de yapamaycağız..
O yüzden İstanbul'a en ufak bir kar yağdığında Elif kendini dışarı atıyor...





4 Aralık 2011 Pazar

GEÇEN AYLARIN DEĞİŞİK DENEYİMLERİ

bu uzun aralarda neler yaptığını tuşlara tek tek dökmek zor oluyor bazen ..
düşünüyosun o kadar çok şey yaptığın halde onları nasıl ve ne şekilde anlatacağını..

hatırladıklarımdan bazıları ;

Kitap Fuarı:
son güne bırakınca iyi olmadı bizim için.
çok kalabalıktı.
hele o giriş kuyruğu neydi anlatamam size..
sonunda girdik ama girerken enerjimizin ve zamanımızın çoğunu harcamıştık.
bütün hall'leri gezemedik..
ama Elif'imin ilk fuarıydı .
ona bir kaç kitap aldık bazılarını imzalattık hatta...

6.blog Yazarları Buluşması:
bir insan bir şeyi çok isterse olmazmış ya..
işte bana da bu oldu.
Çok istedim orada onlarla olmayı.
sonuçta onlarla ne kadar çok beraber olursam sanki bende onlardan biri olacak gibi hissediyordum
onların çoğu çok iyi blog yazarları ve bende onlardan biri olacaktım bir kaç saatliğine
olmadı....
gidemedim...
7. toplantıyı bekliyorum şimdi ne olur ne zaman olacak beni de haberdar edin olur mu?

Kantin :
Yanı başımdaymış bunca zaman nasıl da görmemişim.
bir öğle yemeğinde yaşadığımız ilk tanışma sanırım ileride olacak bir sürü deneyime giriş oldu.
Şık bir o kadar da sade bir ortamda aynı lezzette yemekler yiyebilirsiniz.
siz de benim gibi bilmiyorsanız hemen gidin..

Yap Yapıştır Atölye:
Kendim için uzun zamandır yaptığım ilk aktivite bu..
biraz çekinerek gittim
ben her zaman kendimin el işlerinde yeteneksiz hissetmiştim..
atölye bittiğinde ise çok mutluydum kendimi Eminönü'ne atıp bir sürü kağıt ,süs eşyası almaya hazır hissediyordum...
Çok eğlendim gerçekten.
Teşekkürler Esra...

Voyage torba:
2011 yaz tatilimiz yine Bodrum'daydı.
Elif'im buraya bayılıyor
bzide kendimizi çok rahat hissediyoruz ailece...
bu sene de çok eğlendik...
ama fotoğraf makinamızı evde unutmuşuz hiç fotoğraf çekilemedik doğru dürüst..
sadece cepten çektiklerimiz var:-(

Turkuaz Zoo:
Güzelmiş gerçekten..
ailece gezdik eğlendik .

19 Ekim 2010 Salı

İTALYA

1 Haftalık İtalya gezimiz ailece yaptığımız ilk Avrupa turumuz ünvanını elinde tutuyor.
Kaldığımız sürece çok gezdik , eğlendik ve yorulduk. Bir tur ile gitmediğimiz için herşeyi biz planladık.
Otellerimiz için : booking.com
Şehirler arası ulaşım için tren ve uçak :
trenitaliaeasy jet
Şehir içi ulaşım için :
Otobüs , metro
Kullandık.
Bu şekilde gerçekten çok yorucu oldu bunu söyleyebilirim. Belki de çocukla olduğumuz içindir. Bundan sonrakilerde tur tercih edeceğiz. Ama siz karı koca maceraya atılalım , gezelim , tozalım diyorsanız bu şekilde de güzel . Ayrıca bu şekliyle gerçekten heryeri daha iyi algılayabiliyorsunuz. Detaylar aşağıda ;

Milano marittima

Küçük bir sahil kasabası
Ama nasıl şirin , nasıl elit anlatamam.
3 gün kaldık ve kaldığımız sürece bir yağmur yağdı bir güneş açtı . Ama yine de tadını çıkaracak şekilde gezebileceğimiz kadar gezdik.
Otelimiz ve odamızdan çok memnun kaldık. Kocaman geniş bir odamız vardı. Hergün düzenli temizlendi. Kahvaltı menüsü geniş sayılırdı ama bana hitap etmedi . Peynirsiz ve zeytinsiz hali ile....
Yapılabilecekler ;
Kesinlikle bisiklet kiralayıp şehri gezin derim. O kadar güzel tadı çıkıyor ki anlatamam. Hatta ne kadar doğru bilemiyorum ama buradaki bisiklet kullanımı Amsterdam ‘dan bile fazlaymış. Gerçekten bunu gözlemleyebiliyorsunuz etrafınızda yaşlısı , genci herkes bisikletli.
Cervia ‘yı ve pazarını gezin. O kadar şirin bir bölge ki burası . Perşembe günleri açık pazarı var. ( biz daha önce geldiğimizde cumartesiydi ama şimdi değişmiş ) Güzel bir kapalı sergi alanları var meydanda. Biz gittiğimizde süper bir eğlence vardı . Tüm Avrupa ülkeleri tanıtıma gelmişler ve yörelerinin özel ürünlerini pazarlıyorlardı. Çok sevimli bir yaşlı grupta şarkılar söyledi , herkes dans etti.
Gelato yiyin. Ben Roma ‘dan daha çok sevdim buranın Gelatolarını . Süper lezzetli yumuşacık gelatolara Elif de bayıldı. Hasta olacak korkusuyla kontrol etmeye çalıştım ama nereye kadar :-)
Yakınlarda Ravenna var. Burada oldukça güzel kiliseler var aynı bizim İznik seramikleri ile süslenmiş. ( tabi ki İznik seramiği değil ama görüntü benziyor )




Venedik

Milano Marittima dan tren ile Venedik’e gittik. İtalya’da tren ağı oldukça gelişmiş. Oldukça uygun fiyatlarla ve konforla seyahat edebilirsiniz istediğiniz bölgeye.
Çok rahat bir yolculuk yaptık. Hatta 4 kişilik koltuklardan birine bir Amerikalı tur rehberi de oturmuştu çok güzel sohbet ettik yol boyu.
Venedik eski Venedik ve yeni Venedik olarak 2 bölgeden oluşuyor. Eski Venedik bizim bildiğimiz hani şu kanalların olduğu masalsı bölge. Ama burası çok turistik olduğu için herşey çok pahalı. O yüzden biz yeni Venedik’te bir otelde kaldık. Otelimizi seçerken ben umutlu değildim ama idare ederiz diye düşünmüştüm.
Ama tam tersi oldu. Güleryüzlü , yardımsever ve İngilizceye hakim çalışanları , temizlik ve düzeni ile beni şaşırttı Hotel Al Vivit .
Odamız konusunda ise mutsuzdum. Ara boşluğa bakan küçücük , kibrit kutusu kıvamında küçük bir odaydı. Ama sesimizi çıkarmadık sabah çıkıp akşam uyumaya girdiğimiz ve çalışanların yardımsever olmaları dolayısı ile .
Kahvaltı herzamanki gibi ... Eee mecburen alıştım...
Akşamları 2 farklı yerde yemek yedik.
İlki İstanbulda da şubesi olan FLB . Tanıdık bir marka diye gittik yemeklerinde hüsrana uğramayalım diye.
Önce saat 18:45 te oradaydık kapalıyız 15 dakika sonra dediler. 15 dakika oyalandık 19:00 da gittik kapalıyız 15 dakika sonra dediler. 19:30 a kadar bekledik ne olur olmaz diye . Gittiğimizde kapıyı yeni açmışlardı :-( Ve tüm bu süre boyunca tüm gün yorulmuş ve acıkmış olan kızımı da ikna edip bekletmiştik. Çalışanlar ingilizce bilmiyorlardı. Siparişte yardımcı olamadılar. Bizde nasıl olsa pizza yeriz diye menüde seçim yapıp işaretle sipariş verdik. Yemekler güzeldi. Ama gecenin sonunda yine de mutsuzduk bizi bu kadar yordukları için :-(



İkincisi ise yerel bir lokanta idi. Kartını kaybetmişim ve adını da unuttum ama biz buradan çok memnun kaldık. Yemekler , servis elemanları ve ortam çok nefisti. Tam puan :-)
Kaldığımız sürece her sabah kahvaltı sonrası hazırlanıp çıktık ve otobüslerle eski Venedik’e gittik.
Otobüs numaraları ve saatlerini öğrendikten sonra oldukça rahat bir ulaşımı var. Yeni Venedik – Eski Venedik arası 30 dakika kadar.
Venedik yürüyerek gezilemeyecek kadar büyük . En önemli yerli gezmek için gondol veya botları kullanabilirsiniz. Biz bot tercih ettik daha uygun fiyatlı olduğu için.
Kesinlikle görülmesi gereken yerler ; Rialto köprüsü , St Marco Meydanı , Büyük Kanal
Bizim bindiğimiz bot Grand Canal üzerinde gezerek St Marco Meydanına ulaştı. Bu şekilde her yeri rahatlıkla gezebildik.
Çok ilginç bir şehir burası yerli Venedik’liden çok turist var. O kadar kalabalık ki anlatamam. Daracık sokaklarda yürürken Mahmutpaşa da yürüyor sanırsınız kendinizi. Etrafımda hep gerçek Venedikli aradım sadece bir an botta gezerken evlerden birinin camı açılıp bir örtü silkenince sanırım bir Venedikli gördüm o kadar..
Venedik film festivali veya karnavalı sırasında nasıl oluyor buralar diye de düşünmedim değil !!
Bir dahaki sefere kesinlikle bir turla gelip her noktanın tarihini dinlemeyi not ettim kendime.



Roma

Vendik –Roma arası easyjet ile uçtuk.
Elbette THY konforunda değildi. Ama uygun fiyatlı idi.
Kaldığımız bu otelden çok umutluydum hem seçerken okuduğum yorumlar hem de 4 yıldızlı olması nedeni ile. Ama sonuç tam bir hayal kırıklığı. Hotel American Palace Eur otelini seçeceklere bir daha düşünün derim.
Büyük olması nedeni ile yıldız sayısı almış sanırım . Ama ne çalışanlardan ne de restaurantından memnun kaldık.
Restaurantında bir kez öğlen bir kez de akşam yemeği yedik ama tek kelime ile felaketti. Ne servis , ne lezzet hiç bir şey yok. Verdiğimiz paraya çok acıdım burada. Mecburiyetten tercih ettik her seferinde ama keşke biraz daha arasaydık dedik hep de..
Roma’da ulaşım için metro ve otobüs kullandık. Bir de hop in hop out lar.
Roma meydanlardan oluşuyor , inanılmaz etkileyici bir şehir. Açık hava müzesi gibi. Her yeri tarih . Ne kadar sevdim size anlatamam. Gördüğüm her yerde bu da çok etkileyici bu daha da etkileyici diyerek dolaştım. Ben bu şehre bayıldım ! Tekrar tekrar gezsem bıkmam herhalde
Spana ( ispanyol merdivenleri ) , Piazza Venezia (Venedik Meydanı) , Collesium , Aşk çeşmesi , Vatikan




Spagna da Leonardo diye bir restaurant bulduk ( sanki sadece ben buldum :-) ) gidip lütfen burada yemek yiyin. Çok romantik.
Gezerken tabiki Roma Hard Rock Cafe ‘de atlanmadı:-)

Bir sonraki avrupa gezimizde buluşmak üzere yorgun ama mutlu , elimiz kolumuz hediye paketleri dolu İstanbul ‘a THY ile dönüş ile kapattık bu seyahati..

Tüm bu 1 hafta boyunca Elifim çok yoruldu gerçekten. Benim bile gezmekten ayaklarım akşam ağrıyor idi. Ama buna rağmen neredeyse hiç kapris yapmadı benim kuzum.

O benim evimin neşesi , bitanem yaaa :-)

5 Ekim 2010 Salı

MERHABALAR

Geri geldik.
10 günlük tatile 1 haftalık İtalya gezisi , güzel anlar , resimler , yemekler , dönüşte müthiş yorgunluk , kirli çamaşırlar , ütüler ve Disney on Ice gösterisi sıkıştırdık.
Tek tek hepsi geliyor...

17 Ağustos 2010 Salı

AYVALIK &CUNDA

Bu yıl tatil ve gezmede iyi gidiyoruz. Yazın 2. Arasında fazla para harcamayalım dedik ama yine de şartlarımız vardı:
Temiz ve sakin bir deniz , temiz ve düzenli bir tesis gibi. Tüm bunlara kocama bir uygun fiyatı da ilave edince çok alternatifimiz kalmadı. Ya da biz bulamadık.

Sonunda Sarımsaklı da bir aparta gittik.
1 hafta boyunca yüzdük , gezdik geldik.

Apartı beğendikmi kısmına hayır
Deniz kısmına evet
Sahil kısmına ise tekrar hayır

Ben kullandIğı yeri bu kadar pis bırakan başka bir millet varmı bilemiyorum. Herkes plaja pikniğe gelir gibi poşetlerle , torbalarla gelip yiyip içtikten sonra pisliklerini bırakıp gidiyordu. Ve ben buna genel olarak dayanamıyorum. Nasıl bir insan poşetini , pisliğini çöpe değilde oturduğu ertesi günde geleceği yere bırakır ???
Bunun mantığını kesinlikle anlamıyorum. Orada ertesi gün sende oturacak , çocuğunda yüzecek hiçmi düşünmüyorsun ???

Sinirlenme bölümleri dışında denize girdik ki bu bizim için çok önemliydi. Üstelik denize girmeme takıntısı olan kızımda girdi denize .
Şeytan sofrasına gittik .
Cunda 'ya gittik hem gezmeye hem yemek yemeye. Ara sokaklarında gezmek , sahilde sakızlı dondurma yemek , lokma tatlısı yemek ve Gurme boncuk'ta akşam leziz balıkları tatmak .
Tek kelime ile Cunda şahaneydi.
Tatilin en güzel zamanlarından dı Cunda.

Kısaca aşırı sıcakta Elifi mümkün olduğunca korumaya çalışarak , çevreyi kirleten tüm bu insanlarla kavga etmemeye çalışarak tatilimizi yaptık.
Harika Cunda ve vasat Sarımsaklı da ..

Sonrasında hep düşündüm acaba harcadığımız paraya başka bir yer bulabilirmiydik daha memnun olacağımız diye ?

22 Haziran 2010 Salı

TATİLE BODRUMA GİTTİK







“Tatil için çalışıyorum”

İşte benim 1 haftalık tatil boyunca hep söylediğim söz buydu. Bu sene erken rezervasyon ile şubat ayında Voyage Torba’ yı seçtik. 4 ay bekledikten sonra 12 haziran Cumartesi günü uzun , kimi zaman çok sıcak ve bunaltıcı kimi zaman yağışlı bir yolculuk sonrası Voyage ‘ye giriş yaptık. Ve o an sevdik . Ve çıkış günümüze kadar bu kararımız hiç değişmedi.

Ailece tesise bayıldık.

Elifim hiç aksatmadan her sabah 7de kalkıp babasıyla havuza gitti , bizde annemle denize . saat9 civarı kahvaltı salonunda buluşma . Sonra bir deniz , bir havuz , bir kaydırak derken akşam oldu günler boyunca.
Akşamları ise önce Elif’imin mini tiyatroda arkadaşları ile eğlencesi sonra bizim eğlencemiz.
Gerçi kızım tüm gün yorulduğu için akşamları her zaman katılamadı bu etkinliklere. Katıldığında ise herkesle hemen arkadaş olma çabası hep sonuçsuz kaldı. Sırayla herkese yaklaşıp önce süper sıcak bir gülümse gönderdi. Onu böyle gören çocuklar ya direk kaçtılar ya da onu ittiler. Benim bitanecik kızım ise bunlara hiç anlam veremedi çünkü o kimseyi itmeyi , dövmeyi bilmiyodu. Ama sonuçta Lisa ile tanıştı. Lisa da onun gibi şirin mi şirin sıcacık ve uyumlu bir kızdı. Ve Elif & Lisa tüm tatil boyunca hep beraberdiler. Üstelik biri sadece Türkçe diğeri ise sadece Rusça konuşuyordu. Ayrılırken birbirleri ile çekilmiş bir sürü fotoğrafları vardı.

Büyük sevgilimle hamam , sauna ve masaj sefası da yaptık. Çok rahatladık. İlk defa hamama gittik ve bu rahatlama hissine bayıldık. Kesinlikle devamını getirmeye karar verdik.

Tüm bu eğlence Çarşamba öğleden sonraya kadar sürdü çünkü o gün kızım ishal oldu. Neyse deyip hemen yiyeceklerine dikkat ettik ve oda da –mecburen hepimiz dinlendik. Perşembe günü ishal bitmişti gerçekten ama bu sefer ateş çıkmıştı. Beraberinde baş ve boyun ağrısı ile beraber. İşte burada hemen doktora götürdük yetmedi tüm programımızı iptal edip dönüş hazırlıklarına başladık. Cuma 17:30 da İstanbul’daydık, Cumartesi ise doktorumuzda. Ateş nispeten düşmüş ama tüm dudak çevresinde yara çıkmış bir haldeydik. Beni en endişelendirenboyun ağrısı bölümünü doktorumuzla da konuştuk ve biraz rahatladık.

1 haftalık ilaç kürümüze böylece başladık.

Tatil az geldi , yetmedi . Bu sene yüzmeye , dinlenmeye doyamadan tekrar işe döndük...

6 Ocak 2010 Çarşamba

Oh be Tatil ....Aaaa Ne kadar da Kısaymış


Oh be 3 günlük tatilimiz başladı ...
Neler yapsak acaba ?
Buraya mı gitsek ? yok orası uzak
Buraya mı gitsek ? yok orasını sevmiyorum
Ve derken tatil bitti...
Biz ne mi yaptık
İşte bunları :

Capitol'de sinema
Alvin ve sincaplar
bu sefer Alvin ve arkadaşlarına 3 şirin sincap daha katılıyor.
elifim filmde yine patalmış mısır yedi.


Fenerbahçe Sahilde çok kısa bir gezinti

Ve pazar akşamı vize almak için Ankara 'ya gidiş...

Ne kadar da kısaymış bu tatil !!!

7 Temmuz 2009 Salı

Nerde Kalmıştık ?



Ne kadar çok zaman geçmiş diye hayıflanmaktansa en iyisi geçen bir aydaki yaptığımız kayda değer şeyleri listelemek sanırım. En son tatile gitmeden önce yazmıştım.
1)5-12 Haziran : Club Blue Dreams Bodrum Günlerimiz
Sonunda bir yıl boyunca iple çektiğimiz tatil günü sabahı yine her yıl olduğu gibi feribotu ucu ucuna yakalayarak tatilimize başladık. Oldukça güzel başlayan yolculuğumuz Özellikle İzmir den sonra Bodrum a varana kadar oldukça sıkıcı oldu. Elif bu arada haklı olarak daha da sıkıldı. Normalde oturduğu yerde bile duramayan kızımı 3-4 saat arabada tutmak çok zordu. Ama tesise girmemizle tüm sıkıntımız gitti. Ve 7 gün boyunca gerçekten eğlendik aslında daha da eğlenebilirdik ama iş stresi bizi burada da bırakmadı ve güzelim tatilimizi hep böldü.
Elif burada denizin, havuzun tadını çıkarttı. Arkadaşlar edindi . Akşamları gösterileri izledi ve katıldı. Son gecemizde çocukların yaptığı ve tüm gün hazırlandığı gösteride son anda konuk şarkıcı bile oldu :-)
Resimleri en kısa sürede ekleyeceğim.
Elifimin arkadaşları Begüm , Damla ya çok teşekkürler...
2) 28 haziran : İstek Vakfı Yüzme kursu
Elifimin bu yaz yüzme konusunda daha çok ilerleyebilmesi için döner dönmez hızlı bir kararla Mor Kelebek'e ara verip yüzme kursuna yazıldık. Elif ilk günden itibaren kursa ayak uydurdu. Üstelik grubunun en küçüğü olmasına rağmen ..Bir aksilik olmazsa 6 hafta boyunca bu kursa devam edecek. şimdiden yararlarını gördük.Kızım 100 cm i geçti :-) Aslında ciddi bir kutlamayı hak ediyor...Bunun üzerinde düşünmem gerekecek sanırım..
3) 1 temmuz akşamı :
buz devri 3 e gittik. Elifimin ilk 3 boyutlu film deneyimiydi. film de her zamanki gibi gerçekten eğlenceliydi. Meydan Alışveriş merkezindeki seansa biraz geç kalmıştık zaten. İş çıkışı olunca ne kadar koştursanda geç kalabiliyosun. Elifim 3 boyut gözlüğünü takmayı önce reddetti ama sonra alıştı. Film sırasında Elif heyecanlandığında kendini tutamayıp " arkanda dikkat et ,hayır oraya değil " gibi bağırması çok eğlenceliydi.
Film çıkışı Elifimin en sevdiği eğlenceyi yapıp güzel bir dondurma keyfi de yaptık ya deymeyin keyfimize :-)
4 ) 3 temmuz akşamı :
İş çıkışı Üsküdar pazarında buluşup haftalık alışverişimizi yaptık. Koşturmacalı bir alışveriş oldu çünkü 7:30 da toplanmaları gerkiyordu benim işten çıkıp Üsküdar a gelmem anca 7 de oluyor düşünün nasıl bir koşturmaca ile alışveriş yaptık. Eve gelip yemek yedikten sonra Elifim birden karnım ağrıyor diye ağlamaya başladı yere kendini atıp iki büklüm oldu ve gözlerinden yaşlar boşaldı.. Birden ne yapacağımı şaşırdım . Hemen Acıbadem Hastanesine koştuk. Kontrol sonrası çok rahatladık. Sanırım bir daha bu kadar kuru kayısı yememesi gerektiğini hem o öğrendi hem de biz..İshal sancısıymış:-)
5 ) 4 temmuz: Lerna&Sarkis&Antreas ile Zeynep&Selami&Mcan bize yemeğe geldiler. Tüm gün yemek hazırlayıp sofra ve ev düzeni konusunda koşturdum. Genel anlamda iyi bir geceydi. Elifim ile Mcan ın yorgunluk ile başlayıp uykusuzluk ile tavan yapan huysuzluklarını saymazsak...
6 ) 5 Temmuz Pazar : Dolphinarium
Elif i alıp saat 15 deki gösteriye gittik. Giriş kişi başı 20 TL biraz fazla geldi ama oraya kadar gitmişken vazgeçmedik. Gösteri saatine kadar bir şeyler yedik. Yaklaşık 45 dakika boyunca çok fazla yapacak bir şey yoktu o yüzden Elifim biraz sıkıldı. Sonunda kapılar açıldı ve içeri girdik. Öncelikle içerisinin acaip sıcak ve havalandırmasız olduğunu düşündüm. Tabi bunun bir standard olup olmadığını bilemiyorum. Üstelik balık kokusunu da ekleyince gerçekten zordu içerideki ortama alışmak. Gösteride beyaz balina, fok balığı ( Elifimin deyişi ile bıyıklı balık ) ve yunuslar vardı. En güzel gösteri bence yunuslarınkiydi. Eğitmenler büyük ihtimalle Rus idi ve gerçekten iyilerdi. ama genel anlamda ben havuzu küçük , içeride çalan müziğinse çok yüksek olduğunu düşündüm. Hatta o kadar yüksekti ki çıktığımda cidden başım ağrıyordu.Bir daha gidermiyim diye sorarsanız pek sanmıyorum derim..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...