Hürriyet

12 Haziran 2011 Pazar

YETER BEEE

Şu ana kadar ya tembellikten , ya yoğunluktan , ya da blog kapandığı için ara vermiştim.
Bu sefer hastalıktan ara verdim.
Bu kadar uzun süreli hastalıklar silsilesi bir ilk..

Bir aydır hastalıklar ile boğuşuyoruz.
Evde her seferinde yeni hastalıklarla karşılaşıyoruz. Kan al, idrar örneği ver ,gayta testi yaptır. Farklı zamanlarda çıkacak olan sonuçları takip et . Doktorun yoğunluğuna göre randevularını takip et. Yorumlattır.
Her çeşit ilaç var evde. O kadar çoklar ki evde onları koyacak yer yok.

Önce beta olduk.
Ateş , boğaz ağrısı , öksürük ve ciddi bir balgam. Uyku sırasında balgamdan nefes alamayıp tıkanması ve ağlayarak uyanması özellikle yorucuydu. İlk başlarda doktora gitmeden kendimiz evde iyi bakım ve tedavi ile geçirebileceğimizi düşündük ve doktora gitmedik. Ama düşmeyen ateş , ağırlaşan balgam ve öksürükle beraber pazar gece dayanamayıp acile gittik. Sonuç ilk beta virüsümüz.
Antibiyotik tedavisi sonrası 10 gün sonunda Elif kendine gelebildi.
Doktorumuz bu hastalık sonrasında kesinlikle tekrar kontrole gidilmesi gerektiğini ona göre karar verilmesi gerektiğini söyledi bize.

Sonra bahar alerjisi olduk.
Bi gün bi baktık ki Elifin gözleri kızarıyor .Önce bir anlam veremedik ama çok kısa bir sürede giderek gözünün beyazı görünmez oldu. Bizde soluğu göz hastanesinde aldık. Bahar alerjisi ile de böylece tanışmış olduk. Göz damlamızı kullandığımız 5 gün boyunca okula gidemedik çünkü mikrop kapmaya çok açık bir gözümüz vardı. Bazı günler kıpkırmızı bazı günler şişlikten kapanmış. İlkbahar aylarında bundan böyle muhtemelen gözümüzün hassasiyeti konusunda hep tetikte olacağız.

Son noktamız ise öpücük hastalığı.
Bir cuma akşamı güle oynaya eve döndüğümde Elif'i kıpkırmızı bir suratla koltukta yatarken buldum. 39C ateşi vardı ve 1 saat önce aniden başlamıştı. Gün içinde pekçok defa konuşmuştum Elif'le ve annemle ve hiçbir şey yoktu. Herşey birden bire olmuş.
Önce ne olduğunu anlamadık takip edelim dedik. Ama ateşi düşürmek ne mümkün üstüne yükseldi bile. Ve biz yine soluğu acilde aldık. Önce tekrar beta geçirdiğinden şüphelendiler. Ama ilk tahlil sonuçları çıkınca hayır beta değil dendi. Ama ne belli değildi. Biz bu arada 39-40 C ateşle hastane ve ev arasında koşturup duruyorduk .Hastane tahlil sonucu çıkana kadar antibiyotik vermeyi reddettiği için 4 gün boyunca 3 şişe calpol ve ibufen tükettik ama nafile. Kan örneklerimiz alındı. 6 tüp hem de.. Salı günü ,4 gün sonra ilk ön teşhis öpücük hastalığı idi o andan itibaren aslında hastanede yatırılabilirdik ama biz gidip gelmeyi seçerek 3 gün üst üste serum yedik. Tam teşhis için perşembe gününü beklememiz gerekiyordu. Tüm testlerin sonucu ile beraber 6 gün geçmişti ve biz kesinlikle öpücük olmuştuk. Üzerine 1 hafta daha ağızdan ilaç tedavimiz başladı.
Şimdi bu süreçteyiz bittiğinde tekrar doktor kontrolümüz var. Umarım iyi sonuçlanacak ve son olacak.

Tüm bu hastalıklar sonrası öğrendiklerim neler mi ;
** hastalıklar genelde cuma öğleden sonra veya akşamı başlıyor . Siz daha ne olduğunu anlamadan pazar oluyor .Doktorunuza ancak telefonla ulaşabiliyor ve soluğu acilde alıyorsunuz.
**çocuğunuz eğer okula gidiyorsa ne kadar iyi bakarsanız bakın muhakkak bilmediğiniz hastalıklarla karşılaşıyorsunuz.
**İstanbul'da yaşayıp alerjik olmayan çocuk yetiştirme ihtimaliniz çok düşük.
**Hastalıklar sırasında okula gitmeyen çocuk sonradan okula gitmekte zorlanıyor/zorlanabiliyor ve siz sanki herşeyi tekrardan yaşıyorsunuz.
**İlaçların takibi ve zamanında verilmesi önemli , İlaç bitimlerinde iyileşme olsa bile tekrar kontrole gitmeniz gerekebilir.
**Eğer çocuğunuz özel okula göndermiyorsanız tüm bu hastalıklar sırasında okula geri bildirim yapmanız çok da takdir edilmiyor. Hatta gerekli önlemlerin alınmasını istemeniz de pek işe yaramıyor. ( genelleme yapmıyorum lütfen yanlış anlaşılmasın bizim yaşadıklarımız ne yazıkki böyle idi)
** bu kadar hastalık sonrası evde kalan ilaçların tekrar değerlendirilmesi için yakınınızdaki sağlık ocağı ile iletişime geçmek doğru olabilir.
** her seferinde bir anne olarak korku ve panik içine girebiliyorsunuz ve çocuğunuz için paralanıyorsunuz. Yeter bee diye bağırmak istiyorsunuz ama ne olursa olsun sakin kalarak dua ediyorsunuz Allah daha kötüsünü vermesin diye..

Son olarak işte çalışan bir anne olarak izin almak ne kadar zor onu anlıyorsunuz. Hapşırsa bile çocuğunuzun yanında olma isteğinizi anlamama konusunda ısrarlı olanlara Yeter bee demek istiyorsunuz..
Kahretsin ki çıkmıyor şu loto veya toto....

1 yorum:

Oglak Kizlari dedi ki...

Geçmiş olsun.
Bliyorum çok kötü ama ben çok güldüm yazını okurken. Aynı şeyler bizim de başımıza geldi. 2011 yılı kötü ve hastalıklı bir yıl. Haziran ortası ve hala Ibufen, antibiyotik neyin bahsediyoruz. Offff. en son ben bile antibiyotik aldım.

Geçssssiiin.

Bahtsiz anne Çiğdem

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...