Hürriyet

Lilypie Kids Birthday tickers

24 Aralık 2010 Cuma

NO SEVEN STEAKHOUSE

Biz ne çok et yiyen ve ne çok et seven bir aileymişiz de haberimiz yokmuş...

İstanbul’a bu steakhouse ‘lar bir açıldı biz ailece aylık dolaşma planları yapmaya başladık...

İşte 17 aralık Cuma akşamı yeni bir steakhouse maceramız daha..

Önce taze bir yeşil salata üstüne de kendilerine has baharatları ile zeytinyağı.
Başlangıç olarak özel yapım sosis ve salam

Ana yemek olarak herbirimiz farklı seçimler yaptık : T-bone steak , Newyork Steak , Bonfile ve köfte
tüm bunlar ile beraber masaya ayrıca gelen patates ve soğan ise şahane idi.

Sonuç: lezzetli ve doyurucu kesinlikle bir daha gidilecek :-)



23 Aralık 2010 Perşembe

GÜNLERCE SÜREN KUTLAMA

Benim çılgın kardeşimin doğumgünü bu yıl özenle kutladık ailece.

İlk kutlamamız 18aralık ctesi akşamı idi. Sürpriz parti planlarını sağolsun Fatoş ile Recep organize ettiler ve bizde orada olarak katılımda bulunduk. Belki gelecek yıl ben organize ederim ama her yıl da yapılmazki böyle parti planları bu yaşlarda dimi ama :-) neyse bakarız artık...
Tüm aile toplandı sonra da acilen Elvan çağrıldı .
Hiçbir şeyden habersiz olması nedeni ile geldiğindeki yüzündeki ifade , hediyeleri açışı hepsi şahane anlardı...
Yedik, içtik , eğlendik kısaca...





Ertesi gün yani 19 aralık ta ise tam d.gününde benim doğumgünü hediyemi vermek için beraberce Misk Nails’e gittik.
Hijyenik , ferah ortamda elimizi , ayağımızı uzmanlara teslim ettik ve rahatlayıp uyuma pozisyonu aldık.

Hatta uyuma olayını bayağı ciddiye almışız ki zorla yerimizden kaldırıldık ..Eee bu kadar rahatlama bir masajda olur bir de Misk de :-)

19 Aralık 2010 Pazar

BLOGGER BULUŞMASI

Sonunda başardım ve bende bugün 4.kez düzenlenen bloggerlar buluşmasına katıldım Fenerbahçe Moss Marine Cafe'de
İnanılmazdı
Takip ettiğim , hayran olduğum bir sürü blogger vardı. Nasıl heyecanlandım anlatamam.
Herkse birbirini tanıyordu ben de onları tanıyordum ama elbette onlar beni tanımıyordu.
Allahtan Burcu vardı hemen onun yanına oturdum . Ve bu sayede Zeynebin Evi ile tanışabildim...
Hepsi oradaydı hayranlıkla takip ettiğim bir sürü blogger.
Bir türlü cesaretimi toplayıp kendimi tanıtmaya gidemedim hepsine ama fırsat yakalayınca ;
Pelince
Bir Demlik Sohbet
ve
Ben hürüm ile tanıştım..
Çok mutluyum:-)

Çekilişte hediye kazandım ..
Mutlulukla eve döndüm
Ve 5. toplantıyı sabırsızlıkla beklemeye başladım...

14 Aralık 2010 Salı

BİR DOLAP KİTAP ÇEKİLİŞİ

En güzel hediye nedir ?
İşte bu soru ve cevabından yola çıkarak Bir dolap Kitap çocuklar için nefis hediyeler hazırlamış.
Detaylar için tık tık...

13 Aralık 2010 Pazartesi

ÇİLEK VE ÇIRAKLARI

5 aralık ta Santral Atölyedeydik. Sevgili Çilek’in etkinliğinde
"ailece pişiriyoruz"
Yani bu sefer anneler çıraktı , yapanlar da minik eller ..

Aslında biz bu etkinliğe sevgili Çiğdem ile gidecektik ama olmadı olamadı. Bir türlü zamanlamayı tutturamadık. Çiğdem bir sonrakinde beraberiz değilmi?

Soğuk bir gündü üstelik Elif de bir önceki gün aniden başlayan öksürük vardı.

Atölyenin içi gerçekten soğuktu. Ve Elifim de çok üşüdü o yüzden kucağımdan inmedi.

2 saat boyunca sevgili İpek in yardımı ile mayalanmak nasıl olur , ekmek nasıl yapılır , ekmek pişerken nasıl kokar , evde tarhana nasıl yapılır öğrendik. Ben çok eğlendim . Elifim en çok ekmek yapmak bölümünü sevdi. Hatta ekmeğin kalan bir lokmasını babası yediği için çok ağladı. Sağolsunlar bize pişmiş başka bir ekmek daha verdiler de susturabildik.

Son olarak soğuk günlerde sıcacık bir bitki çayı nasıl yapmalıyızı bize Nane limon Kabuğu şarkısı ile gösterdiler :-)

Bizde o akşam nane , limon kabuğu , hatmi çiçeği, çörek otu bir güzel kaynatıp içtik :-)

Kısaca çok güzel bilgilerle dolu bir gündü biz çok memnun ayrıldık . Santral atölyenin diğer etkinliklerine gözatmak istiyorsanız buradan buyrun ...











9 Aralık 2010 Perşembe

RAHMİ KOÇ MÜZESİ

13 ve 20 kasımda iki farklı etkinlik için Rahmi Koç Müzesindeydik.


13 kasımda : Taka Tuka Toka

Buket öğretmenin önderliğinde renkli tokalar, güzel kolyeler yaptılar bu etkinlikte çocuklar.

Tabi biz dışarıdaydık nasıl geçti bilemiyoruz ama geldiğimizde bütün eserleri masadaydı çocukların ve hepsi de çok mutluydu.

Elifim o hafta boynundan çıkarmadı kolyesini :-)







20 kasımda: Çubuklu Pijamalığım

Pijamalarımız ile gittik tam olarak da ne yapılacağını bilemeden o gün.

Sonradan öğrendik ki pijamaları kaybolmasın diye pijamalık yapacaklarmış.

Bir an korktum acaba iğne iplik ile nasıl olacak bu diye ama belli etmedim .

Etkinlik sonunda geldiğimizde herkes hala harıl harıl çalışıyordu .

Bu da ortaya çıkan sonuç :





HAMARAT DİVA & FUNNY FRAME DAN HEDİYELER


Hamarat diva yı duymuşsunuzdur.
Yaratıcı kadınları adresi
İşte hamarat diva ve Funny Frame şimdi de sizlere harika hediyeler veriyor.

Bebek Hediye Seti – (140 TL+Kdv değerinde)

· 1 adet bebek temalı cupcake

· 1 adet bebek temalı kurabiye

· 1 adet body

· 1 adet önlük

· 1 adet şapka

· 1 çift patik

· 1 adet emzik

· 1 adet şampuan (mini boy)

· 1 adet tarak

· Loğusa şerbeti seti; loğusa şerbeti, tarçın ve karanfil

· 2 adet yeni doğan bebek bezi

· 1 paket yeni doğan popo temizleme mendili

· 6 adet göğüs pedi

· 1 paket kahveli çikolatalı draje

· 1 adet el yapımı “baby” kartı

Süper değil mi ?
Kazanmak için neler yapmalısınız biliyormusunuz ? Hemen buraya tıklamalısınız. Bu kadar basit .
Bol Şans

29 Kasım 2010 Pazartesi

TARAKLI & GEYVE

Biz bayramda sıkıldık .
Ee malum kalabalık bir aile değiliz . Topu topu 1-2 kapımız var gidecek.
O da bitiveriyor bir günde..

Bizde attık kendimizi dışarı gezmeye.Yakın yerlere.
Taraklı ve Geyve 'de karar kıldık sonunda.
Güzel ve güneşli bir günde gittik .

Geyve'den ayva
Taraklı'dan et aldık.

Geyve de gezecek çok yer yoktu. Meydanı gezdik , ayva aldık o kadar.

Ama Taraklı gerçekten çok şirindi. Safranbolu evlerine benzer evleri çok güzeldi. Zaten evlerin çoğu restore edilmiş ve kullanıma açılmış. Bizim gibi keşfe gelen bir sürü yerli turist ile beraber gezdik oraları. Acıkınca meydanda oturup gözleme yedik, ayran içtik. Zaten bunun haricinde çok fazla alternatifimiz de yoktu.

Taraklı Osmanlı zamanında çok önemli bir yerleşim yeriymiş. Zaten Akşemsettin'in türbesi de burada.
Zaman kısıtından dolayı türbeyi ve gölü gezemedik inşallah bir sonraki sefere...









28 Kasım 2010 Pazar

5.YAŞ DOĞUMGÜNÜ KUTLAMAMIZ

10 kasım doğumlu minik kızıma bu yıl ilk defa doğumgünü düzenledik.
Şu ana kadar aile içindeki pasta keme törenlerimizi saymıyorum tabii..

Sınıf arkadaşlarını da davet ettiğimiz doğumgününü Zuzu Cafe 'de organize ettik.
Aklımdaki , hayalimdeki parti biraz daha farklıydı ama her şey o kadar pahalıydı ki alternatiflerimiz arasında en uygunu bu gibi geldi.
Genel anlamı ile de çocuklar çok eğlendiler , hepsi mutlu eve döndüler bize de karı koca bu yetti.
Animatörlü , pasta kesiminde konfetili , pinyatalı doğumgününden bazı fotoğraflar ;















Akşamımız da ise başka bir kutlamamız vardı. Eniştemizin doğumgünü :-)
Ona da bol yemekli - özellikle etli bir kutlama yaptık Çanak'ta.
eğer daha hiç gitmediği iseniz kesinlikle tavsiye ederim Çanak'ı & özellikle de katmerini :-)







23 Kasım 2010 Salı

1.SÜT DİŞİ

Dün ilk süt dişimiz düştü.( burada orkestra deli gibi çalmaya , konfetilerde düşmeye başlıyor, herkes sevinç çığlıkları atıyor )


Nasıl bir telaş nasıl bir paniklik anlatamam.
Neden mi ?
Çünkü benim minik kızım asla duygularını ve yaşadıklarını dile getiren biri olmadı. Hep ağzından kerpetenle laf alırız. Onun da nekadarı doğru nekadarı kurtarma cevaplar sonradan anlarız.
Dünde ben eve geç gittim . 9 gün sonrası sevgili müdürlerim çok dinlendiğimi düşündüler ki uzun uzun toplantılar yaptık.
Neyse geç gidince evdeki kızıma ve büyük sevgilime yemek , çay , meyva koşturmacasına giriştim . Uzun süre dikkatli bakmamışım yüzüne. Sonra bir ara çay faslında farkettim ve sanırım biraz büyük bir çığlıkla (biliyorum yapmamalıyıdım )dişine ne oldu demişim . Çığlığın etkisinden olsa gerek Elif korktu ne ağzını gösterdi ne de konuştu neredeyse yarım saat.
Neyse sonunda anladık ki gün içinde sallanıyormuş zaten ve korkudan ağlamış. Ama kimseye dişim sallanıyor , bu nedemek dememiş.
Öğlen okulda da düşüvermiş diş
Bizimki de korkuyla atmış yere.

Yani ilk düşen dişimiz gitti saklayamadık.

Ben de biraz sakinleşip konuyu tam anladıktan ; doktorumuzla da konuşup normal olduğunu öğrendikten sonra kızıma diş perisi hikayesini anlatttım.

İnanmadı tabi . Ama olsun bundan sonrasında korkmamasını sağladık sanırım.

Şimdi saklayabilmek için 2. dişimizi bekliyoruz.
Elbette bu arada diş kontrolüne de gidilecek.

Görseniz öyle şeker olduki dişi düşünce .
En kısa sürede bu hali ile bir gülen fotoğraf çekilip buraya da eklenecek...

21 Kasım 2010 Pazar

KURBAN BAYRAMI

9 günlük tatilimiz , kurban bayramımız da 1 - 2 saat sonra tamamen bitecek .
Ne de çabuk geçti..
Çok da iyi geldi..
Dinlendik , gezdik , yemekler yedik , sohbetler ettik ve eğlendik.
Ben şuan itibari ile yarın tekrar iş başı yapmak konusunda çok isteksizim. Keşke hep böyle ailece günler , aylar geçirebilseydik.

Aynen Elifim masallarındaki gibi ;
Her sabah Elifim uyanıp bizim yatağa gelip bizi de uyandırsa..
Üçümüz biraz daha şekerleme yapıp öpsek birbirimizi..
Sonra ben kalkıp onlara kahvaltı hazırlasam her seferinde değişik ve güzel bir sofra kurmayı hedefleyerek...
Güzel kahvaltı sonrası gazete okuyup kahve içerken Elifim de etrafta koştursa ve etrafı dağıtsa...
Sonra o gün ne yapacağımıza karar verip toparlanıp minumum 2 saat içinde evden çıksak..
Gezsek , görsek , eğlensek ve yorgun eve dönsek..
Ve hepberaber mutlu yaşasak.
Gökten 3 elma düştü . Biri masalı anlatanın başına , diğeri tekrar başına ve sonuncusu da suratına düştü. Ve masalı anlatan kendine geldi. Yarın pazartesi işe gitmeli. Bir sürü problem , toplantı ve sıkıntılı günlere tekrar başlamalı. Bol koşuşturmacalı...Günün sonunu ailesine kavuşacağı anı hep bekleyerek ...

Neyse işte buyrun bu tatilin kısa bir özetine ;
yaptığımız bir kaç kurban bayramı etkinliğinden biri:



Nereden mi bulduk ? Tık tık...

Kurduğumuz sofralardan , benim yaptığım kurabiye ve böreklerden bazıları ..
Az kalsın unutuyordum. 3 kuşak beraber mantı da yaptık bu arada biz. Anneanne , anne ve torun :-)









Umarım herkes bizim kadar güzel bir bayram ve tatil geçirmiştir...Mutlu bayramlar..

11 Kasım 2010 Perşembe

5 YAŞ

İyiki doğdun kızım , yaşam kaynağım , bitanem..

Nice yaşlarını beraber sağlıkla kutlayalım ailece.
Her yaşında senin ne kadar büyüdüğüne şaşırmaya devam edeyim bende
Sonuçta daha dün hastaneydik ve sen kucağımdaydın
Oysa bugün 5 yaşındasın
Ve parti detaylarına sen karar veriyorsun

Sen hep gül ve eğlen
Hayat sana mutluluk ve huzuru versin sağlıkla beraber
Her yaş sana yeni deneyimler getirsin
Hatalarından ders al
Sorumluluk sahibi ve ayakları yere basan biri ol
İnsan , hayvan , doğa sevgisi yaşınla beraber büyüsün içinde
Allah inancını ise hiç kaybetme.

Ve unutma baban ve ben her zaman yanındayız
Ve seni çok seviyoruz.....

9 Kasım 2010 Salı

ETÇİİ

Grupanya'yı artık bilmeyen kalmamıştır herhalde .
Bizde tanıştık ve ilk alışverişimizi yaptık. Etçii Ataşehir ile.
Ne zaman kullanalım diye düşünürken geçen pazar bir fırsat doğdu ve bizde soluğu burada aldık.

Öğle saati gittiğimiz için bomboştu. Bu yüzden bizimle çok iyi ilgilenebildiler.
Bizim siparişimiz zaten belliydi New yorker steak . Elif'e de hamburger , denemek içinde ortaya sucuk söyledik.

Gelen herşey çok lezzetliydi. Sucuğu ise hem şekli hem de lezzeti ile 10 numaraydı.

Tuzla'daki yeri bildiğim kadarı ile her zaman çok kalabalık oluyor. Denemek isterseniz Ataşehir'i pazar günü öğlen saatinde deneyebilirsiniz. Rahat ve lezzetli bir yemek için...





SÜPER BURGER

Son zamanlarda artık burger yemek için güzel alternatifler var İstanbul’da. Bizde bazılarında denemeler yaptık . Genel anlamda tüm denemelerimin Mcdonalds veya Burger King ten çok daha güzel ve lezzetli olduğunu söylemeliyim. -Gerçi buralardan uzun zamandır zaten yemek yemiyoruz Elif’e örnek olmak için. Bu süreçte bende artık kokularına bile tahammül edemez hale gelmiştim. Belki de tam da özlediğimiz veya tekrar deneme yapalım mı diye düşüneceğimiz anda devreye buraları girdi iyiki de girdi .

Dükkan Burger
Bilumum yerde ulaşabilirsiniz artık Dükkan Burger’e. Biz Beyoğlundaki dükkanına gittik.
Küçücük bir mekan burası ama çok katlı.
Üst kata çıkıp pencere kenarında oturup gelen geçeni izlerken güzelce yiyebilirsiniz yemeğinizi.
Masalara servis tabak ile değil kağıda sarılmış halde geliyor.
Mini bites’lardan yedik biz. Böylece bir kaç değişik lezzet tatmış oluyorsunuz. Ben en çok tereyağlısını sevdim.
Köftesini ve lezzetini çok sevdim.

Bibuçuk
Beyoğlunda Mango ‘nun tam karşısındaki sokakta. İçerisi daha çok akşam için dekore edilmiş ve loş bir görüntüsü var , içeri güneş gelmeyecek şekilde jaluziler indirilmiş.
Biz öğlen yemeği için gitmiştik tek masa halinde yedik yemeğimizi.
Servis tabak içinde burada. Oldukça büyük bir porsiyon geliyor. Ve eti lezzetli.
Buranın da burgerini sevdim.
Şimdi Suadiye’dekine uğramayı düşünüyoruz.

GBK
Burası da iyi burgerciler listesinde.
Burgerini paket servis ile söyleyip denediğim için dükkanı hakkında bir bilgim yok .
Burgeri oldukça büyük ve doyurucu idi. Ama ben siparişimden pek memnun kalmadım. Telefonda sipariş verirken yanlışlık yapmışım herhalde.
Mediteranean Lamb söylemiştim. Beklentim kuzu değildi herhalde ama bir daha deneme yapıp klasik burger lerini de deneyeceğim.

WINX ve KUP GRİPİYE


Winx ‘e gidişimiz 30 ekim Cumartesi gününe rastlıyor .

Çok önceden planı yapılmış sinema seanslarımızdan biri. Elif ve sanırım onun yaşındaki tüm kızlar arasında bir fenomen bu winx kızları. Çok büyük konuşmamak gerekir der hep annem gerçekten haklıymış. Ben hep kızımı Barbie kızı yapmayacağım , tüketime yönlendirmeyeceğim onun yerine kitap alacağım dedim- derdim . Ama bir yere kadar dayanıyorsunuz. Sonra bir an geliyor kapıyı azıcık aralıyorsunuz ki işte o aralıktan içeri yağıyor bu tip ürünler. Winx ile biz kapıyı araladık . Allah sonumuzu hayıe eylesin..

Winx sonrası Kadıköy – Baylan’da kup gripiye yedik...
Hımmm çok lezzetliydi valla...



not: resim baylan pastanesinin web sayfasından alınmıştır.

ARA

Yoğun iş , kısa bir yurtdışı gezisi , önce öksürük ile başlayan sonra kusma ile gelişen hastalıklar ile geçen günler nedeni ile elim bir türlü varmadı yazmaya.
Hastalık sezonumuz açıldı artık. Elimden geldiğince az ilaçla geçirmeye çalışıyorum ama nafile..

Öksürük, orta kulak iltihabı ve son olarak bronşit..

Evde tüm bu hastalıkların ilaçları için özel bir bölüm yapmayı planlıyorum artık.

Elif ‘in ilk yıllarında küçük bir çekmece idi ilaçları koyduğumuz yer şimdi 5 yaşı itibari ile evde tüm boş alanlarımız bilumum ilaç ile doldu. Üstelik belli aralıklar ile bu ilaçları toplayıp ihtiyacı olanlara dağıtması için şirket doktorumuza götürdüğüm halde . Hiç götürmesem herhalde bizde o çöp evler örneğini ilaç evler olarak yaşayacağız demek ki .

Siz nasıl saklıyorsunuz bunca ilacı ? Lütfen yardım !

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...